25 Temmuz 2011 Pazartesi

''Biz'e gelsin 2''

Ruhen yaşadıklarımın birikintisi kendini vücutta halsizlik ve boğazda agrı olarak bırakırken.
Çıkış yolundan çok uzaklaştığımın farkındayım.
Sadece.
Elimi attığımı mahvetmeye ,
mahvettikçe bıraktığım enkazdan çıkan vicdan duygusunun gölgesini tam ensemde hisstemekteyim.
Bu kişi ben olmaktan çok uzak .zannettiğin gibi değil!
Canını yakmak değildi amacım sadece sana bi şans vermekti .Bende bi daha bulamayacağın.
Bahsettiğin giibi ''Dünya  bazen  insana neden bi sanş vermiyor''
İçten haykırışların sebebidir bu .Müdahale hakkın yoksa kendince çareler bulmaya çalışırsın.
Yada ağlarsın benm gibi.
Gözyaşıyla bir olmaya çalışırsın.
Oysa cevabı bellidir.
''Adaletsiz sistem''.
Ben,sen,biz ...değildir bu dengeyi sağlayan .
Anlamanı yada anlamaya çalışmanı beklemiyorum .
Çünkü daha insan kendini bile çözmüş değil.
Sadece bilinmezliğin ne b.ktan bi durum olduğunun farkındayım .
O  gnde dediğim gibi ''an'' önemliidir.Sadece yaşar ve kenara çekilirsin.Bizde öle yapalım ve bitsin.unut!  

''Dur Dünya-Da Poet''

22 Temmuz 2011 Cuma

Biz'e gelsin...!


Tanrının sevemediği çocuklarız biz!
Çünkü sevgisini yarattığı o et yığınlarının içinde aramaya çalıştık.
Bulduk sanarken,kaybettik.Nefret ettik,istemediğimiz laflarla onu kırdık.
Kimi zaman bedenden çok,ruha inansakta aslında o 21gramında yok olduğunu gördük.
ve inandık biz hiç sevilmedik.sevdik sandık.
Yaratıldığımiz toprağa gömüldük battık battık.
Şimdi sen el uzatıyorsun beni mezarımdan kaldırmak için o sevgiyi bende arıyorsun ama ben çoktan toprağa karıştım ve cezamı çekiyorum.
çok isterdim elini tutup tekrar dirilmek,her dirilişin daha çok acı verdiğini geçmişteki deneyimlerimden bilmesem.cesaretim bu yüzden yok...
Yanıma uzan ve başlamadan bu bitişi yasa 'biz'.
Şimdi susup doğanın sesini dinleme zamanı.
Huzuru yaratıldığımiz yerde bulma zamanı.
Belki bu sefer Tanrı'ya kendimizi sevdiririz.
Tanrı bu sefer bize geri döner!
 Yalnız kalmak bazen,güzel...!



16 Haziran 2011 Perşembe

"Aşk'in anlamları!"

Aşk,
Kutsallığını adaletsizce parçalara bölerken;
Insan bu nimetin elinde kalan kırıntılarızla,
Açlığını doyurdu mu?
Haz aldı mi?
Mutlu oldu mu?
Kıymetini bildi mi?
Ve en önemlisi yaşanılan acidan bile şükretmeyi öğrendi mi?

Tadına varamadan onu inkar eden,
Aşka şirk koşan aramızdan hangi dinsiz,
Şeytanla işbirliği yapıp ona ulaşabileceğini sandı ki?
Ve sen!
Ademoğlu ısır yasak elmayı aşkınla
Varacağın tek yer Tanrı'nin aşkla yarattığı yeryüzü.
Dünyaya gelme nedenin,
varoluşunun esasıdır aslında aşk...
Onla;
Besle ki ruhunu,beden çürürken toprağında
Hergün doğan güneş,gecene ibadet etsin aşkla.
O zaman anlarsın ki tapındığın gerçek
Her zaman haykırdıgin yalanlarından ibaret... (14.04.2011-15:58)

''Kibritçi Kız!''

Kar,karton...Donmak üzere
Bir kibrit al eline...!
Fırlat geçmişine;
Yak,
Kül olsun tüm bilinen gerçekler,özüümsenen duygular,varabildiğin sonuçlar...
Sıfırdan başlat hayatı ne kadar inebilirsen damarlarına, o kadar dolaş içinde.
Kan kokusu aldığında sakın korkma ,bilki bu tekrarlarının habercisi.
Yılma,
Yıka ...
Gözyaşlarınla geçtiğin her yangını .
Acıt,
Acıma...
Ayaklarına daha saglam basa basa geç üzerinden.
Her doğuşun,küllerinde saklı kalan tozlar,tecrübelerdir.
Ateşle kavrul,suyla kutsan...!
VE
Hayat anlatsın sana kibritçi kız donmak üzere değilsin bu kez ,
Yaktığın tek kibritle hayatını cehenneme çevirmek üzeresin...!
Uçuşurken göklere tüm dilekler,
Engellerken mutluluğunu  parmak uçlarında ki tüm insanlar,
Dillendir tüm heyecan duyduğun özlemlerini ,ihanetlerini,intikamını küçük kız,
Çünkü ;
Bu kibritin alevinde senin  ne düşler gördüğünü kimse bilemez ki.?
Kimse seni benden iyi tanıyamaz ki?




not;okulda can sıkıntısı;) 22 Nisan 2011 Cuma, 17:01 

Şuan Ruh Halim1.

Bişileri karalamak için mi yazıyorum 
yoksa karalamak için bişiler mi bilmiyorum?
Kovalamak için mi koşuyorum 
yoksa kovalandığım için mi ?
Durdum...

Gel-gitler beynimi tırmalarken,
Ben kıyıdan sadece giden parçalarımı izlemeye başladım.
Bütün saglayıp bir olamadığım gibi olanların benden ayrılması, 
Gözümü kapadığımda karanlıkta savrulmak gibi midemi bulandırıyor.
Uykuya dalarken ruhunun bedenden çekimesi gibi,ölüm beni çağırıyor.
Bu çağrıya kulak verip burda benliğimin de yok olmasına izin veremem.
Yaşamak zorundayım ,yeni parçalar bulmalıyım.
Bu kıyıyı terketmeliyim.
Bişileri burda aramamalıyım.
Belki fazla gelenleri tepedeki uçurumdan atmam için birgün geri gelirim sana.
Ama şimdi gitmeliyim,hırçınlığına aldırmadan deniz.
Bu sefer gözümü huzur için kapatıyorum.
Kulağımı sessizliğe.
Derin bir nefes.
Zorluğunda bi basitlik yakalayarak,bunu gerçekleştirmek üzere.
Gün doğdu içimde başka bi gecede buluşuruz.Bu gecelik yeter.




12 Temmuz 2011 Salı

'Yeni'

Gecenin dibine vurup,gün ışığını içimize çektiğimiz şu sıralarda.
Kararlar geçmişin etkisinden kurtulmak üzere ,çıktığımız gökyüzü yolculuğuna itafen.
Artık acıtmayan bu alışagelmiş durumlardan sıyrılmakk lazım ki,doğruya göğüs gerelim.
Olmadığım kadar dipten ,uzattığım elimle bi kuşu kuyruğundan tutmak üzereyim .
İçimden gelen tek şey,eskileri yerinaltına teslim edip yenileri açığa çıkarmak .
Güneşi doğurdu ,yutan gece .
Kustuğu mavilik o kadar güzel ki ona bulanmak içten değil.
Gözümü kapattığım da gördüğüm karanlık ,bu aydınlığa muthaç.
Artık zamanı gelmiş,kurtulmak lazım yeşilin üstüne basa basa geliyorum sana.
Bu sefer yalnızım ''mavi cüce''
Oyun parkında bana da bi salıncak bulutlardan.
Ruhumu temizleyen çöpçülere bu sefer yukardan el sallıcam.
Kolay gelsin.
Bağımlı olduğum milyonlarca,alışkanlık hoşçakalın.
Ciğerlere dolan acı duman yerine buu serinlikle,
Yeni birgün,yeni yeni yeni...



22 Haziran 2011 Çarşamba