Bişileri karalamak için mi yazıyorum
yoksa karalamak için bişiler mi bilmiyorum?
Kovalamak için mi koşuyorum
yoksa kovalandığım için mi ?
Durdum...
Gel-gitler beynimi tırmalarken,
Ben kıyıdan sadece giden parçalarımı izlemeye başladım.
Bütün saglayıp bir olamadığım gibi olanların benden ayrılması,
Gözümü kapadığımda karanlıkta savrulmak gibi midemi bulandırıyor.
Uykuya dalarken ruhunun bedenden çekimesi gibi,ölüm beni çağırıyor.
Bu çağrıya kulak verip burda benliğimin de yok olmasına izin veremem.
Yaşamak zorundayım ,yeni parçalar bulmalıyım.
Bu kıyıyı terketmeliyim.
Bişileri burda aramamalıyım.
Belki fazla gelenleri tepedeki uçurumdan atmam için birgün geri gelirim sana.
Ama şimdi gitmeliyim,hırçınlığına aldırmadan deniz.
Bu sefer gözümü huzur için kapatıyorum.
Kulağımı sessizliğe.
Derin bir nefes.
Zorluğunda bi basitlik yakalayarak,bunu gerçekleştirmek üzere.
Gün doğdu içimde başka bi gecede buluşuruz.Bu gecelik yeter.
12 Temmuz 2011 Salı
12 Temmuz 2011 Salı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder